Son yalnızlık

son yalnızlık

aradım suyun ince yanını, gül sürgünü baharı
kuytularla konuştum, tenhalarla buluştum
 
genç dağlar gibi dikildim coğrafyama
okudum geçmişi, anladım geleceği, tarihe karıştım
 
dün oluk oluk aktığım sokaklardan
vardım, şu ıssız günlere ulaştım
 
gizlice estim uğuldayan kubbelerin altında
yokluğa gidip geldim, varlıkla çatıştım
 
bölüştüğüm ses, düşünceme vuran ışık
ekmeğim suyumdu, karanlığı onunla aştım
 
ala kilimim, kıl çadırım göğün altında
yeryüzüne konaksız saraysız da yakıştım
 
yorgun bir gurbete dönüştü sonunda ömrüm
yitirdim yurttaş’lığı, dünyayı kimliksiz dolaştım