|
dalardık denizin o çocuksu uykularına ışıkları emerek gecenin göğsünden iki yıldız mıydık yoksa uzayda yan yana görünen ve birbirinden fersah fersah uzakta her açıktı önümüzde ölümler kapısı korkuyla omzuma yaslanırdın karakışlar çökerdi gözlerimize oysa güneşler balkısın isterdik içimizde geçip giderken gençliğimiz bitmez tükenmez tünellerde ölüm haberimizi verecekler sanırdık radyoyu açtığımız zamanlar neyi özlerdik bir şeyler mi gizlerdik birbirimizden okunmazdı yüzlerimizin yazıları o kadar çetrefildik hangi gömülerin mahzeniydi yüreklerimiz neden açamadık onları birbirimize yan yana yürüdüğümüz yağmur günlerinde bile saklı kalsın yine de o genç günlerin coşkusu bölüşecek sevgimiz olsun yoksa şimdi iki yonut gibiyiz yeryüzünün ıssız bir köşesinde
|