Özgürlüğüm, şahdamarım!

özgürlüğüm, şahdamarım!

açtım gözümü yeşil
açtım gözümü mavi
bir deniz, bir gökyüzü
sarıp sarmaladı beni
buğulu toprağın türküsü
 
derin yüzdüm kelebek uçtum
kanatlandım güvercin oldum
göçtüm bahardan bahara
selam getirdim uzak yurtlardan
adımı bağışladım bu diyara
 
ışkınlar gibi serpildim çabucak
tuttum güneşin eteklerinden
sürüklendim aydınlığın ırmağında
yer altından sesler aldım
oturdum geçmişin sofrasına
 
örenlerden öğrendim kaç kavmin geçtiğini
keçi yollarından, dağ eteklerinden
kaç dudağın değdiğini oluklarına pınarların
taşların nasıl oyulduğunu
gele geçe
 
yalnızlığı yıktım, çoğul baktım
her kavganın ardından
kınına soktum kini
bozdum insanın ezberini
 
şimdi gelmesin kimse üstüme
özgürlüğüm şahdamarımdır
dokunanı yakarım!