|
özgürlüğüm, şahdamarım! açtım gözümü yeşil açtım gözümü mavi bir deniz, bir gökyüzü sarıp sarmaladı beni buğulu toprağın türküsü derin yüzdüm kelebek uçtum kanatlandım güvercin oldum göçtüm bahardan bahara selam getirdim uzak yurtlardan adımı bağışladım bu diyara ışkınlar gibi serpildim çabucak tuttum güneşin eteklerinden sürüklendim aydınlığın ırmağında yer altından sesler aldım oturdum geçmişin sofrasına örenlerden öğrendim kaç kavmin geçtiğini keçi yollarından, dağ eteklerinden kaç dudağın değdiğini oluklarına pınarların taşların nasıl oyulduğunu gele geçe yalnızlığı yıktım, çoğul baktım her kavganın ardından kınına soktum kini bozdum insanın ezberini şimdi gelmesin kimse üstüme özgürlüğüm şahdamarımdır dokunanı yakarım!
|