|
düşbozumudur ince nakış bir sonbahardır kayıp tezgâhlarda hüzün dokuyan bir mekik vardır yüreğin yanıp yıkılan eski bir konaktır eyvah içinde paramparça olan o eşsiz sırçalardır bir sevdanın kabuğu kalkar incecik kan sızar oysa kimbilir üstüne yağan bu kaçıncı kardır inanılmaz bir masaldır geçip gitmiş çocukluğun onu alıp apansız sana getirenh hangi rüzgârdır gizli albümlerde açılır durur o solgun resimler bir şiirdir ki okuduğun, her hecesi bir damla nektardır yurttaş’ım, ömrün tenhalaştıkça yalnızlığı söyleş sen de zaten yaşamak dediğin hep ölümün kazandığı bir kumardır
|