dokunma sakın
                                   -buket’e-
 
bir sonyaz savrulsa da dallarında gecenin
bir poyraz dağıtsa da yıldızları
içimde deli dolu sevinçler
dokunma sakın, şimdi çocuğum
 
o solmuş resimler o hırpalanmış gülüşler
alıp götürse de civan günlere
yarın yine yanı hüsüyin’im
her şey o kadar uzak ki
anla kimsesizliğimi
artık yalnızlıklar şövalyesiyim
 
dokunma sakın, şimdi çocuğum
 
yüreğime sokulan kimdi bir ajan gibi
benim uzun yolları aşan yüreğime
sonsuz bozkırlara trenlerle taşınan kederi
yükleyip boşaltan kimdi
gönül yorgunluklarını, hasret yangınlarını
 
dokunma sakın, şimdi çocuğum
 
 
aşar camları gözlerimize bulaşır
küflenir içimiz, yıkanır seslerin tozları
yürekler buz kesmiştir düşünceler kilitli
 
dokunma sakın, şimdi çocuğum
 
hep sen kalırsın gecenin iniltisi geçer
çünkü acının durağıdır sevişken yürekler
yalnız şairler bilir kederini senin
ey yakutlara işlenmiş hüzün
bir sen kalırsın yürek buğulanır
o azgın kıranlardan, sonsuz kaçgınlardan
 
dokunma sakın, şimdi çocuğum
 
sustun hep ağzında o koca düğüm
savrulup sevda çavlanlarına
kimbilir kaç kez düştün
ey benim düş kasırgası gençliğim
dizeler tutsağı gözlerim
ey ele geçmez bağımsızlık, ey yitik özgürlük
ey acılar kitabı ömrüm
sür atını sür
ölüm hükmünü biçene dek
 
şiir soluyorum, soluğumu içine çek
ama dokunma sakın, şimdi çocuğum