bosnalı çocuklar ağıdı
düşlerinde sek sek oynuyor
bosnalı çocuklar
yok ayaklarıyla
sıçradıkça
gökyüzüne değiyor başları
 
kinle yorgun yürekleri
yaşlanmışlar sanki
derin derin susuyorlar
tenha yaşamlarında
yalnızlık biricik arkadaşları
 
ağıtlara düşürdüm adlarını
ölümlü kitaplara yazdım
bir varmış bir yokmuş şiirlerim
mostar köprüsü gibi
bir suyun iki yakasında
durur yıkık taşları
 
korkan bu çocuklar var ya
korkan bu çocuklar
yüzyılın kapısından çıkıp
o müthiş soruyu soracaklar
parmakları sizi gösterecek
içinizi delecek bakışları:
 
“insanlar, ey, nerdesiniz?
                      nerdesiniz?”